Fransa’nın öncelikli şehirlerinden Paris’e gitmek isteyenler için ufak detaylardan bir bütün oluşturarak biraz anlatmak istedim. Genel olarak insanlar Paris’in ne kadar romantik ve tarihi bir şehir olduğunu zaten az çok bilirler. Biraz da ayrıntılara dikkat çekmek için yazıyorum.
Öncelikle, Paris’te her şekilde rahat olabilirsiniz. Yani eğer tuvaletiniz geliyorsa, istediğiniz her cafe veya restorantin tuvaletini kullanabilirsiniz, müşteri olmanız şart değil, böyle bir hakkiniz var. Türkiye’de olduğu gibi garip gözle bakmazlar.
Mutlaka "bonjur", "merci" ve "sil vous plait" kelimelerini kullanınız, her durumda gerekli bu, çünkü kibarlıktan hoşlanıyorlar.
Pazarlık diye bir şey yok burada, etiket fiyatı neyse her şey odur, sakin pazarlık yapmayın, komik olur, bizim burada 7 TL’lik şeyi 5 TL ye almaya çalışmamızı normal görmüyorlar yani. Etikettekini alırlar. Siz de öyle yapın. Üstelemeyin.
Türk olduğunuzu öğrenirlerse, mutlaka size Tarkan’ı ve İstanbul’u sorarlar, sizin anlatmanıza gerek yok, zaten amaçları, bunlara ne kadar bayıldıklarını size anlatmaktır. Tarkan’dan hemen “ yakalarsam muah” şarkısını patlatırlar. Gülümseyin.
Tüm ulaşıma kaçak binin, yakalanma şansınız iki yüzde bir filan, kacak binenlere, diğer yolcular kapıyı açarak yardim da ediyor, almanlar gibi sizi ihbar etmiyorlar. Tabii riskli siz denemek istemezseniz normal yollardan seyahat edebilirsiniz.
Fransızların övgüye ihtiyacı var, kompleksli bir halk, bu nedenle biraz övün, istediğiniz her şeyi kolaylıkla gerçekleştirirler. Yani “ saçlarınız ne güzel “ gibi şeyler olabilir. Direkt halk üzerinden “ çok
kibar insanlarsınız “ da olabilir.
Alışverişlerinizi 10. Paris’te yapın, diğer semtlere göre, ayni kaliteyi daha ucuza alabilirsiniz orada.
4. Paris’te, her kese uygun barlar, klupler var. Gece 11'den sonra gidin, bira içecekseniz "un demi" diyin yeter. Onun haricinde zaten size turist muamelesi yapacakları için daha pahalıya bira içebilirsiniz benden söylemesi.
İstediğiniz taksiye binin, dolandırılma, yolu uzatma diye bir sorun yok, adamlar en kısa yoldan sizi götürürler, içiniz rahat olsun. İstanbul’daki taksi şoforlerine benzemezler yani. Adamlar işlerini yapıyor.
Barbes'te, zenciler ve Araplar kacak parfüm, elektronik eşya, her bir say filan satarlar. Calip satıyorlar, babadan oğla nesil bunlar, örneğin iyi bir marka parfümü çok ucuz fiyata buradan alabilirsiniz. Tabii
gitmeden önce mutlaka fiyat araştırması yapın.
Eiffel’e gece çıkın, gece inanılmaz güzel görünür Paris. Gündüz şehri görürsünüz tabii ama gece o ışıklı sahne gerçekten unutulmaz oluyor.Fnac isimli restoran zincirleri var, çok kaliteli yemekleri çok ucuza yiyebilirsiniz. Fiyat tabağa göredir, bu nedenle açık büfede tabağınızı istediğiniz kadar doldurun, ayıp filan değil. Zaten ağız tadınıza uygun olan birçok şey olacak.
Kafe’de otururken, diyelim bir cafe aldınız, bittikten sonra kesinlikle garson gelip boş fincanı almaz, çok ayıp. Yine gelip, "başka bisey içer misiniz" diye sormaz, rahat olun, stres yapmayın, bir cafe içip saatlerce oturun, kitap okuyun, gazete okuyun, atmosfer gerçekten çok iyidir Fransız kahvelerinde. Herkes sohbet ediyor, keyif yapıyor yani.
Sevgiliniz varsa, istediğiniz yerde buluşun istediğinizi yapın, elinizde biralarla sokakta dolaşın, çok rahat olun, istediğiniz gibi giyinin, kimse kimseye karışmaz.
Sigara içiyorsanız eğer, sigara sadece “tabac” yazılı yerlerde satılır ve çok pahalıdır.
Kışı berbat, yazın gelin, temmuz iyidir, Genel olarak zaten biraz serin bir ülke.
İngilizce konuşmuyor falan değiller baya da konuşuyorlar. Öyle bir yargıyla gelmeyin ancak İngilizceleri çok iyi olmadığından gerginlik herhalde bizde de o kadar bilenler bilse de diyebilecek gibi olsa da konuşmuyorlar. Kendi dillerini tercih ediyorlar. Ama İngilizce konuşursanız cevap verirler, hatta pratik yapmayı seviyorlar.
Birde alışverişinizi, ED, LIDL gibi marketlerde yapın daha ucuzdurlar. Hem de istediğinizi daha kolay bulabilirsiniz.
Telefon sistemi, çok farklı burada, abonmanlık sistemi var (sanırım Türkiye de var artik), çok ucuza alıyorsun, her ay sabit bir fiyat ödüyorsun, internet bedava sms bedava, 3 saat bedava konuşma filan. Birde Fransa’da sabit ev telefonları ücretsiz, evden eve (yurtdışı da dahil) ücretsiz.
Bunlar biraz da olsa bilgi verir umarım. En azından oradaki hayata dair birer imaj gözünüzde canlanmıştır. Daha da fazla ayrıntı vermeye devam edicem.
Beklemede kalın (=
( Paris'te yaşayan bir arkadaşımdan... )


güzel. türkiye de kafe açmak isteyen biri olarak degerlendireceğim;)
YanıtlaSil