İtalya'nın merkezinde, Umbria'da yemyeşil ve taşlardan kurulmuş bir şehir olan Perugia da geçirdim tatilimin çoğunu. gürültüsü pek olmayan, kendi halinde bir şehir,
Perugia yabancı öğrenciler için dil ve sanat okuluyla, çikolata fabrikasıyla ve tarihi binalarıyla dünyaya ün salmış bir yer. 100 yılı aşkın bir süredir İtalya'da çikolatanın merkezi olmuş Perugia. Meşhur çikolatalası Bacio, Perugia'nın simgesi olmuş
Perugia'da gezdiğinizde kendinizi sanki Rönesans Dönemi'ndeki bir şehirde geziyormuş gibi hissediyorsunuz. Tarihi yapılar aynen korunmuş. Hatta misafir olarak böyle harika bir evde kaldım..Her zaman restorasyon yapılıyormuş ve bu binaların içerisinde yaşanıyor. Çarşılar, dükkânlar, evler, galeriler her şey aynen bu tarihin içinde yaşamaya devam ediyor. Hele restoranların ambiyansı büyüleyici..Perugia, ulaşım olarak diğer şehirlere göre biraz pahalı ama arabanız varsa burada çok rahat bir şekilde yaşayabilirsiniz.. Şehrin kuzeybatısında bir tane göl de bulunuyor,göl kıyısında, gölden tutulan balıkların bulunduğu restoranlarda yemek yemenizi tavsiye ederim.
İtalya’da ki 2. günümde Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Dante Alighieri gibi isimlerin yetiştiği ve yüzyıllardır Rönesansın Merkezi olarak bilinen Floransa’ya gittim. Toskana’nın yuvarlak tepelerinin ortasında yer alan ve Arno Irmağı tarafından ikiye bölünmüş Floransa. Tatilimin 2.günü Sabah erkenden, Perugia'dan 2-3 saatlik bir tren yolculuğunun sonunda öğlen saatlerinde Floransa’ya vardık. Ve Floransa’yı gezmeye, Michelangelo Tepesinden başladık. Daracık ve sanırım neredeyse tamamı Arnavut kaldırımı döşeli sokaklarda yürüyorsunuz sanırım bu şehri hep yürüyerek gezebiliyorsunuz..:)).İnsan heykeller, enstrüman çalanlar, ressamlar… ve daha sanatla ilgili ne ararsanız var floransa da…. Bir de BABİL İN ASMA BAHÇELERİ ne mutlaka uğramalısınız..tüm şehrin ayaklarınızın altında olduğunu göreceksiniz.Floransa’da neler yediğimize gelince, tabiî ki muhteşem bir pizza.. Yanında bu bölgenin ünlü şarabı Chianti şaraplarından tattık..akşam 7 treni ile perugia ya döndük..
İtalya tatilimin son günü Roma turumuza, üstü açık turist gezdiren otobüslerle başladık. Önce İspanyol Merdivenlerinde klasik fotoğraf faslının ardından, İtalya ve Roma denince sanırım herkesin ilk aklına gelen yerlerden biri olan, Fontana di Trevi yani bilinen adıyla Aşk Çeşmesi’ne gittik. Ancak bu çeşmeyi Aşk Çeşmesi olarak bilen sanırım sadece Türkler’miş. Çünkü çeşmenin Türkçe anlamı Üçyol Çeşmesi’ymişJ)











